Şehir

1956 Yılında Burdur ve çevresindeki eski eserler, Bulguroğlu (Pirkulzade) Medresesinin ayakta kalan tek yapısı olan kütüphane binasında toplanarak koruma altına alınmış ve böylece müzenin ilk çekirdeği oluşturulmuştur. Burdur Müzesinin teşhir salonları ilk defa 12 Haziran 1969 yılında ziyarete açılmıştır.

Bu gün 60 bini geçen eski eser sayısıyla Burdur Müzesi Ülkemizin ilk 10 – 15 müzesi arasında bulunmaktadır. Zengin bir koleksiyona sahip olan müze yerleşim bakımından yetersiz durumda iken 1992 yılında kamulaştırılan yeni yerleşim alanına kavuşturulunca, bu yerde 2001 yılında yeni ek teşhir salonlarının temeli atıldı. Bu projede idare binası, konferans salonu ve diğer üniteler yerleşkesinde bulunan PİRKULZADE kütüphane binası (18. yy. Osmanlı yapısı) ile aynı mimariye uygun görünümü örnek alınarak gerçekleştirilmiştir.

Burdur İli bulunduğu coğrafi konumu bakımından (PİSİDİA) Akdeniz, Ege ve İç Anadolu Bölgesindeki uygarlıkların ortak özelliklerini temsil etmektedir. Müzesindeki Kültür Varlıkları M.Ö. 7. binlerden günümüze kadar 9 bin yıllık bir geçmişin tarih ve kültür hazinesidir.

Burdur Arkeoloji Müzesi bahçede (açık teşhir) ve teşhir salonlarında sergilediği bu seçkin kültür varlıklarını ziyaretçilerine sunmaktadır.

BAHÇE TEŞHİRİ: Burdur ve çevresinden getirilmiş olan Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait başta Steller, Mezar Taşları, heykeller ve büstler, yüksek kabartmalar, frizler, lahit ve lahit kapakları, yazıtlı taşlar, çeşitli mimari parçalar vb. kültür varlıkları sergilenmektedir.

TEŞHİR SALONLARI: Müzenin teşhir salonları iki katlı (Geriş ve Üst Kat) ana bina içerisinde sergilenen kültür varlıkları öncelikle bunların geldikleri önemli antik kentlere göre düzenlenmiş farklı salonlara bölünmüştür.(Sagalassos, Kibyra, Kremna vb. gibi)

Salon Girişinden itibaren bölgemizin önemli antik kentlerinden olan SAGALASSOS antik kentinden 1989 yılından beri devam etmekte olan arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılmış olan kültür varlıklarından Kuzey Batı Heroon yapısını süsleyen dans eden kızlar frizleri karşılamaktadır. Bu frizlerin arka planında Heroon yapısının çizimi ile muhtemelen Heroon’nun inşa edildiği genç erkek heykelinin başı bulunmaktadır.

Giriş bölümünden itibaren sola doğru Burdur’un genel arkeolojik yerleşim haritası ve yöreye ait genel tarihi bilgi panosu ve devamında Sagalassos antik kentine ait bilgi panoları, resimler ve bazı çizimleri içeren tanıtım düzenlemesiyle birlikte Sagalassos’un M.S. II. Yy’daki sınırlarını belirleyen Düğer’de bulunmuş sınır taşı ile İmparator – Tiberius Caesar Augustus döneminde (M.Ö. 25 – M.S. 14) Sextus Setidius Libuscidianus tarafından taşıma araçlarının ücretsiz kullanımlarına ve bu hizmetin kimler tarafından hangi güzargahta ne şekilde yapılacağına ilişkin kuralları düzenleyen yazıtlı kitabeler bulunmaktadır. Roma Hamamı kazılarından çıkarılan İmparator Hadrian’a ve İmparator Marcus Aurelius’a ait Kolosal heykellerin başları ile ayak ve bacakları sergilenmektedir. Salonun devamında Sagalassos antik kenti aşağı agoranın kuzeyinde İmparator Hadrian döneminde (M.S. 117 – 138) yapılmış çeşme binasını süsleyen tahtında oturan tanrı Apollon ile sağ ve solunda Satyr ve Poseidon heykelleri bulunmaktadır. Ayrıca, aşağı agora çeşmelerinden gelen Hera Ephesia, elinde bereket boynuzu taşıyan aristokrat bir kadın veya Tyke ile iki adet zafer tanrıçası Nike heykelleri ve aşağı agora çeşmesinde bulunan hamam ve çeşmelere ait bilgi panoları bulunmaktadır.

Sagalassos salonunun diğer kısmında kentin önemli bir bölümünü oluşturan Helenistik dönemden buyana bir çok değişiklikler gören ve M.S. 2. yüzyılda yeniden inşa edilen yukarı agoranın kuzeyinde M.S. 160 – 180 yıllarına tarihlenen Antoninler Döneminde yapılmış olan çeşme binasının ön cephesini süsleyen Dyonisos, Nemesis, Asklepios, bir kadına ait heykelin ayakları, Kronis ve diğer bir Dyonisos heykeli ve bunların aralarında bu çeşmeye ait restitisyon ve izometrik çizimleri gösteren bilgi ve çizim panoları yer almaktadır. Buradan geçilen ara bir salonda Psidia ve Sagalassos bölgesine ait mezar kültünü yansıtan Ostothek ve sunaklar ile ölü gömme kültlerine ait bilgi panosu yer almaktadır. Sagalassos bölümüne ait bu salonun arka tarafında yerel ve diğer tanrılara ait baş ve büstlerinin sergilendiği kaideler ile seramiği ile ünlü Sagalassos antik kentinin seramik üretim merkezlerine ait bilgi panosu ve pano üzerinde Sagalassos’un kendine has terra sicilita tipi seramiğinin Anadolu ve Akdeniz ülkelerine (Suriye, Ürdün, İsrail, Mısır, Kuzey Afrika, İtalya ve Yunanistan’a kadar) dağılmış olan bölgeler hakkında harita ve bilgi panosu ile bu seramiklerden örnekler bulunan çeşitli saklama kapları, günlük kullanım kapları, özel kullanım kapları ve bunlara ait kalıpların sergilendiği iki vitrin yer almaktadır.

Bu salondaki diğer iki vitrinden bir tanesi genel ve yerel Tanrı ve Tanrıça heykelcikleri ile sagalassos daki din kültünü anlatan bilgi panoları ve diğer vitrinde ise günlük yaşamda kullanılan akla gelebilecek her türlü buluntunun yer aldığı tematik bir sergileme görünmektedir.

Müze girişine göre sağ taraftaki salonda Kibyra ve Kremna antik kentlerinden gelen taş ve mermer ağırlıklı eserler sergilenmektedir.

mood_bad
  • Henüz yorum yapılmamış
  • chat
    İnceleme Ekle